TARIM BAKANIMIZ PAKDEMİRLİ:  HİÇBİR ŞEKİLDE ALIN TERİNİZ YERDE KALMAYACAK

23-12-2021 / Gösterim Saysı : 991 / Arşiv

Bitkisel ve hayvansal üretim yapan üreticilerin maliyetlerindeki artıştan endişe etmemesi gerektiğini belirten Bakanımız PAKDEMİRLİ ‘’Siz üretmeye devam ettiğiniz sürece alın terinizi yere düşürmeyeceğiz. Ürettiğiniz ürünün bedelini kârlı bir şekilde alıyor olacaksınız.’’ dedi.

Tarım ve Orman Bakanımız Bekir PAKDEMİRLİ, Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde Tohum Yetiştiricileri Alt Birliğince gerçekleştirilen "İklim Değişikliği Ekseninde Geleceğin Tarımı Çalıştayı"nda konuşma yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL’ın da hazır bulunduğu programda dünyayı etkileyen iklim krizinin tarım üzerindeki etkileri ve bu etkilerin giderilmesi konuları gündeme geldi.

Çalıştayın açılışında konuşan Bakanımız PAKDEMİRLİ, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin insanlığın en büyük tehdidi olduğunu söyledi. Daha önce 10 yılda yaşanan kuraklığın bundan sonra 5-6 yılda yaşanabileceğini ifade eden PAKDEMİRLİ, şöyle konuştu:

"Tarımsal verimde ise iklim değişikliğinin etkisiyle 2050'ye kadar yüzde 10 ila 25 arasında bir düşüş bekleniyor. Tüm bu veriler bize şunu gösteriyor: İklim değişikliğinin en fazla etkileyeceği alanların başında tarım, gıda, su ve orman geliyor. 2050'deki dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak için bugünkünden yüzde 60 daha fazla üretmek, bu üretim için de yüzde 15 daha fazla su kullanmak zorundayız. Doğru tohumculuk uygulamaları ve tohumda kalitenin artmasıyla bir noktaya geldik. Yaşanan bu gelişmeler ve gelecek öngörüleri, kendine yeterliliğin yanında yeşil ekonomi temelinde sürdürülebilir bir üretim yapısının oluşturulmasını da artık kaçınılmaz hâle getirmektedir."

Bakanımız PAKDEMİRLİ, artık sıradan bir çabanın ötesinde bir atılımdan çok daha fazlasının ortaya konulması gerektiğini vurguladı. Daha çevreci yaklaşımlar benimsediklerinin altını çizen PAKDEMİRLİ, sözlerini şöyle sürdürdü: "İklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek için üreticilerimize yönelik birçok destek uygulamasını da ihtiyaç durumunda hızlıca devreye alıyoruz. Cumhurbaşkanımızın desteğiyle kuraklıktan etkilenen üreticilerimiz için 2,6 milyar lira desteğin ödemesine başladık. Bunun yanında il ve bölge bazında düzenlediğimiz toplantı ve çalıştaylarla iklim değişikliğine karşı alacağımız önlemleri ve projeleri belirliyoruz."

Bakanlık olarak sertifikalı tohum destekleme programlarını kendilerinin başlattığını anlatan PAKDEMİRLİ, "2005 yılından beri sertifikalı tohumluk kullanan çiftçilerimizi, 2008 yılından beri de sertifikalı tohumluk üreticilerini destekliyoruz. Tohumculuk alanında verdiğimiz destekler, bugün itibarıyla 4,5 milyar lirayı aşmış durumda. 2020 bitkisel üretim desteklerindeki en fazla artışı, tohumda yaptık. 2020 yılında sertifikalı tohum kullanım desteğinde buğday ve arpada yüzde 88, tritikale, yulaf ve çavdarda yüzde 166, çeltikte yüzde 100, kuru fasulye ve mercimekte yüzde 50, patates, kolza ve aspirde yüzde 25 oranında artışlar yaptık​. 2022 üretim yılı için de bu artışlara ilave arpa, buğday, çavdar, tritikale, yulaf ve çeltikte de yüzde 50 artış yaptık. Ayrıca ‘Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar' ile tohumculuk sektörüne ilave kredi kaynağı sağladık." diye konuştu.

Bakanımız PAKDEMİRLİ, Türkiye'de kullanılan tohumun yüzde 96'sının yurt içinde üretildiğine dikkati çekerek "Türkiye'nin ithal tohumlar, ithal firmalar tarafından sarıldığı kuyruklu bir yalandır." dedi.

İhracatın ithalatı karşılama oranının 2002 yılında yüzde 31 iken 2020 yılında yüzde 82 seviyelerine çıktığına dikkati çeken PAKDEMİRLİ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün 86 ülkeye tohum ihraç eden bir seviyeye geldik. 2021 yılının 10 ayında tohum ihracatımız 150 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye tohumculuk sektörü; kendi ihtiyacı olan tüm tohumluğu üretecek güç, yetenek ve kapasiteye sahiptir. Ülkemiz bugün dünya tohum ticaretinde söz sahibidir. Bazı spekülasyonlara cevaben altını çizerek bir kere daha söylüyorum. Ülkemizde kullanılan tohumlukların yüzde 96'sı yurt içinde üretilmektedir. Türkiye'nin ithal tohumlar, ithal firmalar tarafından sarıldığı kuyruklu bir yalandır. Biz, tarımın daha iyi olması için çalışıyoruz. 2023 yılında 1,5 milyon ton sertifikalı tohum üretimi ve 500 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz."

Bitkisel ve hayvansal üretim yapan üreticilerin maliyetlerindeki artıştan endişe etmemesi gerektiğini belirten PAKDEMİRLİ, şöyle devam etti: "Siz üretmeye devam ettiğiniz sürece alın terinizi yere düşürmeyeceğiz. Ürettiğiniz ürünün bedelini kârlı bir şekilde alıyor olacaksınız. Maliyetler artabilir. Türkiye'de doğru alım politikaları ile üretici dostu politikalarla hiçbir zaman üreticimizin alın terini boşa harcatmadık. Bundan sonra da harcatmayacağız. Ekonomide bazı çalkantılar yaşayabiliriz, tüm dünya yaşıyor. Pandemi henüz ülkemizi terk etmiş değil. Siz sağlam durun, üretmeye devam edin, hiçbir şekilde alın teriniz yerde kalmayacak. 2002 öncesi çok kısıtlı destekler ve müdahale alımları vardı. 2002 sonrası ise etkin destekleme ve kısıtlı müdahale alımları yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle de hem artan tarımsal destekler hem de kapsamı genişleyen etkin müdahale alımları ile çiftçimizi memnun edecek, üretici dostu politikaları bir bir hayata geçirdik. Son 3,5 yıldır farklı yaptığımız şey, hem destek arttı hem de müdahale alımı var."

Çalıştayın ardından Bakanımız Bekir PAKDEMİRLİ, Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL ve beraberindeki heyet Antalya Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Farminova Dikey Tarım Tesisini gezerek topraksız ve güneş görmeden yetiştirilen ürünler hakkında bilgiler aldı.